VİRÜSLER

Papilloma

Bakteriyofaj

Herpes (Uçuk Virüsü)

   Virüs (Latince "zehir") biyolojik bir organizmanın hücrelerini enfekte edebilen bir submikroskobik partiküllere verilen isimdir. Virüslerle ilgilenen bilim dalına viroloji denir. En basit düzeyde virüsler, virüslerin "prion" veya "viroid" gibi virüs benzeri diğer partiküllerden ayrıştırılabilmesini sağlayan ve "kapsit" adı verilen koruyucu bir protein kabuğu içinde genetik materyal ihtiva ederler.

    Çok küçük mikroorganizmalardır. Uzun süre bilim adamlarının dikkatini çekmemiştir. Meydana getirdiği hastalıklar hep bakterilerden bilinmiştir. Elektron mikroskobunun bulunmasıyla ancak virüslerin farkına varılmıştır. İlk olarak tütün bitkisinin yapraklarında hastalık meydana getiren virüs bulunmuştur. Daha önce tütünlerde bu hastalığın bakteriler tarafından meydana getirildiği sanılıyordu, fakat incelemelerin hiç birisinde bakteriye rastlanmıyordu.

    Hasta tütün yapraklarından elde edilen özütün elektron mikroskobuyla incelenmesinden sonra hastalığın bakteri dışında yeni bir mikroorganizma tarafından meydana getirildiği görüldü. Bu
mikroorganizmalarda daha önce hiç rastlanılmayan ve bilinmeyen
bir yapı ortaya çıktı.

    Normal hücre yapısına benzemeyen virüslerde sadece dış tarafında bir protein kılıf ve içerisinde nükleik asit vardı. Bunların dışında sitoplazma, organel gibi yapılar bulunmuyordu. Bu yapıda onların zorunlu parazit yaşamalarını gerektiriyordu. Evet, bir virüsün yapısı sadece dışta bir protein kılıf ve içerisinde nükleik asitten meydana gelir.

    Herhangi bir organeli ve enzimleri olmadığı için normal bir hücre gibi yaşamlarını sürdürebilmeleri olanaksızdır. Yaşamsal faaliyet (üreme gibi) gösterebilmek için mutlaka canlı bir hücreye girmeleri gerekir. Hücre dışında ise kristal halde bulunurlar. Bu yüzden bilim adamları tarafından cansızlık ile canlılık arasında geçiş formu olarak kabul edilirler. Virüsler küre, çubuk ve elips şeklinde olabilirler. Bulundurdukları nükleik asit tek çeşittir. Yani ya sadece DNA yada sadece RNA bulundururlar.

    Aynı zamanda çok ta spesifiktirler. Sadece belirli hücrelere girerler. Bir kuduz virüsü sadece beyin hücrelerine, uçuk virüsü sadece ağız civarındaki epitel doku hücrelerine bir bakteriyofaj sadece belirli bakteri türlerine, AIDS virüsü sadece kandaki akyuvar hücrelerine gibi.

    Virüs hücreye tutunduğunda ilk önce hücrenin zarını eritir. Daha sonra bu delikten içeriye kendi nükleik asitini akıtır. Hücreye giren virüs nükleik asiti derhal yönetimi ele geçirerek hücreyi kendi hesabına çalıştırmaya başlar. İlk önce kendi nükleik asitlerinin kopyalarını arkasından da protein kılıflarını sentezlettirir. Daha sonra bunları birleştirerek yüzlerce virüs oluşmasını sağlar. Hücre içerisindeki virüsler hücreyi patlatarak dışarı çıkar ve yeni hücrelere saldırırlar. Yapılarından dolayı ve hücre içerisinde ulunduklarından antibiyotik türü ilaçlardan etkilenmezler. 

  EBOLA VİRÜSÜ NEDİR? - Doğal rezervuarını bilemediğimiz için hastalığın insanlarda nasıl salgın yaptığını da bilemiyoruz. Yine de ilk hastanın enfekte hayvan ile kontaminasyon sonucu hastalandığı zannedilmektedir.

   EBOLA HEMOROJİK ATEŞİ (EHA) NEDİR? - EHA ağır,sıklıkla ölümle seyreden insanlarda ve primatlarda        ( Maymun ve Şempanzeler ) görülen ve 1976 dan beri bilinen bir hastalıktır. Kongo'daki bir nehire hitaben Ebola adı verilmiştir. Filavoviridae ailesinden bir RNA virüsüdür. 4 türünden 3 ü tanımlanmıştır: (İnsanlarda hastalık yapanlar) Ebola - Zaire , Ebola - Sudan ve Ebola - Ivory Coast. Dördüncüsü Ebola - Reston primatlarda hastalık yapar.

    TABİATTAKİ YERİ - Bilinmiyor. Delillerin gösterdiğine göre Afrika özellikli bir hayvan kaynaklı olduğu düşünülmektedir. Ebola -Reston virüsü bir çeşit enfekte maymundan izole edilmiştir, bu virüs İtalya ve Amerika ya Filipinlerden gelmiştir. Bu virüs Kuzey Amerika gibi diğer ülkelerde bilinmemektedir.

    EBOLA HEMOROJİK ATEŞİ NEREDE OLUŞUR ? - Kongo'da, Gabon da, Ivory Coast, Sudan ve Uganda'dadır. Serolojik olarak hastalığı taşıdığı bilinen ama hasta olmayan bir kişi Liberya'dan bildirilmiştir. İngiltere'de de iğne batması sonucu bir Laboratuar çalışanı hastalığa yakalanmıştır.Amerika da insanın hastalanması hakkında herhangi bir bildirim olmamıştır. Amerika ve İtalya 'da Ebola - Reston virüsü maymunlarda ölüm ve ciddi hastalığı yol açmıştır. Bu salgın esnasında birkaç araştırmacı virüsle enfekte olmuş fakat hastalanmamışlardır. EHA sporadik salgınlar şeklinde görülüyor. Genellikle medical malzemeler ile yayılıyor, muhtemelen tek vakalar da olmasına rağmen tanı konulamamaktadır.

    EBOLA VİRÜSÜ NASIL YAYILIR ? - İnsanların Ebola virüsüyle hastalanması sporadiktir. İnsanlar virüsü taşımazlar. Doğal rezervuarını bilemediğimiz için hastalığın insanlarda nasıl salgın yaptığını da bilemiyoruz. Yine de ilk hastanın enfekte hayvan ile kontaminasyon sonucu hastalandığı zannedilmektedir. Bir kez birisi hastalandığı zaman, virüsü birkaç değişik yol ile diğerlerine bulaştırabilir, İnsanlar enfekte kişinin kanı veya sekresyonu ile direk kontaminasyon sonucu virüsü alabililer. Aile veya arkadaşları arasındaki yakınlık, beslenme, uğraşlar veya diğer sebepler ile virüs arkadaşlar ve aileler arasında sıklıkla yayılır. İnsanlar ayrıca enfekte sekresyon ile kontamine olmuş, iğne gibi bazı objelerle kontaminasyon sonucu da virüse maruz kalabilirler. EHA salgını ile nazokomial geçiş sıklıkla bağdaştırılmıştır. Bu, yukarıda tanımlanan iki yolu da içerir, fakat hastane veya kliniklerdeki medical setlerle yayılımı tanımlar. Afrika da genelde hastalar maskesiz galoşsuz ve eldivensiz bakılmaktadır. Ayrıca tek kullanımlık olmayan şırınga veya enjektörlerin steril edilmeden sadece suyla yıkanıp tekrar tekrar kullanımı ile bir çok kişi enfekte olabilir. Virginia da havayoluyla maymundan maymuna Ebola - Reston virüsü geçişi olmuştur. Fakat hastane veya ev sakinlerinde bu tip bir geçiş tanımlanmamaktadır.

    EBOLA HEMOROJİK ATEŞİ'NİN SEMPTOMLARI - EHA nın tüm hastalardaki semptom ve bulguları aynı olmamaktadır. Bildirilen vakalar da görülen semptomların sıklığını göre aşağıdaki tabloda semptomlar belirtilmiştir. Bazı Ebola Hastalarında görülen semptomlar; Virüsle Enfekte olduktan sonraki birkaç gün içinde Yüksek Ateş, Başağrısı Kas Ağrısı, Mide Ağrısı.Güçsüzlük, Diare  Boğazda acıma hissi, hıçkırık, raş, gözde kaşıntı ve kızarıklık, kan kusma, kanlı diare görülür. Virüsle enfekte olduktan sonraki birkaç hafta içinde  göğüs ağrısı , şok ve ölüm , körlük, kanama meydana gelir. Araştırmacılar niçin bazı insanların iyileştiğini niçin diğerlerinin iyileşmediğini anlayamamışlardır. Bununla beraber ölüm anında belirgin immun yanıtın olmadığı hastaların genellikle öldüğü bilinmektedir.

BİYOLOJİ SAYFASINA HOŞ GELDİNİZ